Unutuluyor Nasıl Olsa…

Kavramlar anlamını birer birer yitiriyor ya da çoktan yitirdi bu coğrafyada. Koşturup duruyoruz karanlık tünellerde. Konuştuklarımız, yazdıklarımız karşılık bulmuyor.

Kavramlar anlamını birer birer yitiriyor ya da çoktan yitirdi bu coğrafyada.

Koşturup duruyoruz karanlık tünellerde.

Konuştuklarımız, yazdıklarımız karşılık bulmuyor.

Ne sanat, ne müzik, ne edebiyat, ne dostluk, ne güven.

Çıkıp gitmiş hayatımızdan iyi olan ne varsa.

Yalnızca ölüm, yıkım, kin, nefret, zulüm, hamaset, yalan.

Bilim, ilim çoktan sıfırı tüketmiş.

Dört yanımız hurafe, fetva, çağ dışı uygulamalar.

” Tarihte olaylar iki kez tekrar eder. Birincisi trajedi, ikincisi komedidir.”

Demişti MARX.

Bizde aynı olaylar bir değil, iki değil defalarca kez tekrar ediyor yıllardır.

Muktedirlerin, zihniyetlerin, olayların adı değişiyor sadece.

Yaşananlar daha doğrusu yaşatılanlara, coğrafyasına göre farklı etiketler yapıştırıyor, farklı anlamlar yüklüyorlar her defasında.

Aynı eylemi yapanlar, bir bölgede terörist, hain, bir başka bölgede direnişçi, kahraman olabiliyor mesela.

Yıkımlar, bir yerde vatan savunması olurken başka bir yerde doğa katliamı olabiliyor

Gözlerimin önünden gitmeyen “ Taş atan çocuklar “ vardı örneğin.

Neler yaşadılar, neler gördüler, akıbetleri ne oldu biliyor muyuz?

Unutulup gittiler belki de balık hafızalı bile olmayan toplumda.

Ya binlerce faili meçhul, yakılıp yıkılan yerleşim birimleri, katliamlar?

Ne yazık ki her şey unutuluyor çok geçmeden.

Örneğin bugün 24 Şubat.

STRUMA denilince kimin aklına ne geliyor, kime ne ifade ediyor?

Marx yaşasaydı;

Hala Kürd oldukları, Kürdçe konuştukları için saldırıya uğrayan gençler için kaç bininci trajedi ya da komedi derdi acaba?

Milyonlarca cana mal olan, doğayı katleden savaşlara rağmen hala savaşanlara, at sırtında savaş güzellemesi yapan akıl yoksunu zavallılara bir sıfat bulabilir miydi?

Kendi işgallerini görmeyip, başkalarını suçlayanlar riyakârlara bir şey der miydi bilmiyorum. Ama herhalde olduğu yerde düşer bayılırdı sanıyorum.

Tarih tekerrürden mi ibaret gerçekten?

Yoksa akılsızların figüran olduğu, muktedir cellatların keyifle sahneledikleri senaryoları mı?

Kına yaksınlar. Dünyayı yeni bir yıkımın içine soktular yine.

Önemi var mı?

Bir süre sonra unutuluyor nasıl olsa.

Savaşlardan değil, barıştan, yaşamdan, yaşatmaktan yana zelal yüreklere tek değil, tüm dillerden SELAM OLSUN.

 

Kadir Dağhan

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu