Yazarlar

YALAN VE YALANCI

YALAN VE YALANCI

 

Yalan, kişinin gerçeği saklayıp bildiğinin aksini söylemesidir. Hakikate muhalefet etmesidir. Yalan dürüstlüğün, insanlığın, inancın düşmanıdır.

İnsanlar neden yalan söylerler

1-Hata yapma korkusundan
2-Önce ben ve benim önceliklerim yani bencillik
3-Kendini kabul ettirme
4-Mevcut durumunu koruma

Yalan atan bilmeli ki yalancının mumu yatsıya kadar yanar, yalancının evi yanmış kimse inanmamış.

Oysa yalan konuşmanın bir başka zorluğu aynı yalanı akılda tutma zorluğu var, doğru her zaman doğrudur ne zaman söyleme gereği duyarsan düşünmek zorunda kalmadan söylenir.

Hem insan ne zamana kadar yalanını sürdürür, ancak yalan atanlar her şeyi göze alarak yalan söylerler, utanma duyguları kalmamıştır, güven zedelenmiş zedelenmemiş umurlarında değil.

Yalancılık sahtekârlıktır, aldatmadır konuyu değiştirme saptırma rayından çıkarma aracı olarak kullanılır.

Genel anlamda insanlık zedelenir özel de ise inanç yerle bir olur, zira yalan konusunda;

Rabbimiz Kuran-ı Kerimin bir çok suresinde yalanın kötülüğünü zikrederek biz kulları uyarmıştır.

Müslüman yalan söylemez, yalan söz söylüyorsa inancında imanında itikadında sorun vardır demektir, yalan münafıklığa açılan kapıdır.

Ne yazık ki dünyada yalan her millette yaygın olduğu kadar Müslümanlar arasında da yaygın bir hal almıştır. Hatta öyle ileri giderek Allah adına Peygamber adına yalan söyleyecek kadar hadlerini aşmışlardır.

Kuran-ı Kerimde yalanla ilgili;

“Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azap vardır.”Bakara Suresi 10
“Ve ayetlerimizi yalanlayan kavimden ‘ona yardım edip-öcünü aldık’. Şüphesiz onlar, kötü bir kavimdi, Biz de onların tümünü suya batırıp boğduk.”Enbiya Suresi 77

“Kim bir hata veya günah kazanır da sonra bunu bir suçsuza yüklerse, gerçekten o, böyle bir yalan (bühtan)ı ve apaçık bir günahı yüklenmiştir. Nisa Suresi 112

“Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk. Çünkü onlar kör bir kavimdi”.Araf Suresi 64

“O gün, yalanlayanların vay haline”. Mürselat Suresi 37

“Allah’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter”. Nisa Suresi 50

Ve daha birçok ayette Allah yalanın ne kadar kötü olduğunu vurgulamış ve uyarmıştır.

Ve yine Peygamberimiz(S.A.V.)’in yalanla ilgili söylediklerine kulak kabartırsak yalanın kötülüğünü anlamamak mümkün değil;

Safvan İbnu Süleym (r.a.) anlatıyor:
“Ey Allah’ın Resulü! dedik, mü’min korkak olur mu?”
“Evet!” buyurdular.
“Pekiyi cimri olur mu?” dedik, yine:
“Evet!” buyurdular. Biz yine:
“Pekiyi yalancı olur mu?” diye sorduk.
Bu sefer: “Hayır! Buyurdular. (Muvatta, Kelam, 19, (2, 990)
“Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur!” (Buhârî, Savm,8.)

Yalanın kötülüğünü anlatan hadisler ümmeti uyarmıştır ve sayısı oldukça çoktur konuyla ilgili hadisler.
Bu kadar uyarıya rağmen yalan o kadar yaygınlaşmış ki bu günkü güvensizlik çıkmazını başka bir şekilde izah etmek zordur.
Bu aciz kardeşiniz de yalanla ilgili yazdığı dörtlükte;
Yalan hâkim olmuşsa bir millete,
Artık gerek yoktur başka illete,
Müneccim olmaya hiç gerek yoktur,
Adım adım varacaktadır zillete.
Başka söze gerek yok sanırım.
Selam ve saygılarımla

Sinan Karakaş

Urfa com

AŞAĞIDAKİ İKONLARA TIKLAYARAK SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZA ULAŞABİLİRSİNİZ.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı