Nereye Kadar

Yalanlarla, iftiralarla, riyakârlıklarla daha nereye kadar yaşayacak bu coğrafya..

Nereye Kadar

” Bir yangın yeri şehir, sessizce yanıyor.
İzliyorum onu her akşam yeni adlarıyla. ”
Demişti Almanyalı şair Hilde DOMİN.
Şiirdeki şehir yerine ülke, toplum veya coğrafya koysak sonuç değişir mi?
Bana göre değişmez.
Zira hep birlikte sessizce izliyoruz çığlıklar, ağıtlar arasında sessizce yanan coğrafyayı.
Herkes bir şey söylüyor.

Farklı kesimler kendi açısından akıl almaz olayların toplumu getirdiği noktaya müdahil olmak istiyor.
Ya da öyle görünmek istiyorlar.

Tuzu kurular, tekçiler, yasakçılar, yalancılar her zaman olduğu gibi çemberin dışındalar
Sesleri duyulmaz olsa da emekçisinden işverene, meslek örgütlerinden partilere kadar feryat etmeyen yok.
Birlik-beraberlik çağrıları, sözde bile olmayan kardeşlik çağrıları feryat olarak kabul edilebilir mi bilemiyorum.
Kendi adıma kabul etmiyor, inanmıyor, inandırıcı bulmuyorum.
Topluma verdikleri fotoğraflar ortada.

Dünden günümüze değişen bir şey yok.
Aynı kafalar, aynı zihniyetler, aynı uygulamalar, aynı özlemler, aynı hamasetler.
Bu yüzden sürekli soruyorum.

Yalanlarla, samimiyetsiz, cesaretten uzak muhalefet ediliyormuş aldatmacalarıyla nereye kadar?
Aman şununla görünmeyelim, bununla yan yana gelmeyelim korkusuyla kıvrananlara ne kadar güven duyulabilir?
Daha nereye kadar göz boyayacak, sürekli mış gibi yapacaklar.

Korkmadan direnen, yürüyen, insanlık onuruyla dik duran zelal yüreklere tek değil, tüm dillerden SELAM OLSUN.

Not; Parti, örgüt, şahıs isimler zikretmek konu dışıdır.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu