Bu makale 01 Temmuz 2017 00:54:57 Tarihinde eklenmiştir.

İSLAMDA YÖNETİM (Dini-Sosyolojik bir bakış)

Bilindiği gibi Din ve Siyaset, Hz. Adem’den itibaren, dünyevi-uhrevi olarak insaoğlunun hayatının ayrılmaz parçaları olmuştur.

Bilindiği gibi Din ve Siyaset, Hz. Adem’den itibaren, dünyevi-uhrevi olarak insaoğlunun hayatının ayrılmaz parçaları olmuştur.

 

Yönetim sorunu, ilkeleriyle, anlayışıyla sadece İslam dinine has değil, bilakis sünnetullah/Allahın kanunu gereği bütün dinlerde aynı argümanları içerir.

 

Şİmdi, biz de İslam dinine/kuran göre yönetimin ilkeleri, islam’ın anlayışı, geçmişteki uygulanışı, bugünkü durumu üzerine kısa değerlendirmeler yapacağız;

 

Evvela, kuranda açıklanmayan hususların, insanların inisiyatifine bırakıldığı malumdür. Bunlar; insanların, akıllarını çalıştırmalarıyla ve kuranın koyduğu temel prensipleri gözetlemeleriyle doldurulmalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki, insanların bu prensipler ışığında ortaya koyacağı hükümler, kurallar kuranın hükümleri gibi değerlendirilemez, kutsanamaz. Örneğin; belli bir devlet yönetimi veya halifelik gibi uygulamalar kuranın bir hükmü olarak gösterilemez. Kuranın bir hükmü olmayan halifelikten vazgeçilebilir ancak kuranın hükmü olan şura-adalet gibi ilkelerden zamanın ve zeminin değişmesiyle vazgeçilemez.

 

KURAN’IN KOYDUĞU TEMEL İLKELER;

 

1.    ŞURA-MÜŞAVERE/DANIŞMA

 

(Onların iş ve yönetimleri şura iledir (şura-38)

 

2.    ADALETİ SAĞLAMAK

 

(Ey iman edenler ! Kendiniz ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseller olun (NİSA-135 )

 

3.    EMANETİN EHLİNE VERİLMESİ

 

(Şu bir gerçektir ki Allah size emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor(NİSA-58)

 

4.    YÖNETİCİLERİN YÖNETİLENLERDEN OLMASI

 

(Ey inananlar ! Allah a itaat edin, Allahın elçisine ve sizden olan ulul emr e (yöneticilere ) itaat edin. (NİSA-59)

 

5.    DİNDE ZORLAMA YOKTUR

 

(Dinde zorlama yoktur. Gerçek şu ki doğruluk ve sapıklık birbirinden ayrılmıştır. (BAKARA-256)

 

6.    İYİLİĞİ EMR KÖTÜLÜKTEN NEHY

 

(Sizden iyiye çağıran, uygun olanı emreden ve kötülüğü yasaklayan bir topluluk olsun. İşte onlar başarıya ulaşanlardır. (AL-İ İMRAN –104)

 

İLK DÖNEMLER;

 

•    Hz. Muhammed, hem peygamber hem de siyasi bir lider bir dönem sonra da devlet başkanı idi. Onun siyasal egemenliğinin kaynağı kurandı.
•    Hz. Peygamberden sonra vahiy devreden çıkmıştı. Devlet başkanı otoritesinin meşruiyetini kurandan alacaktı. Ancak sahabeden bir kısmı devlet başkanının ‘kureyş Kabilesi’nden olmasını,bir kısmı da Hz. Ali soyundan olmasını istiyordu.
•    Kuranın bu konudaki temel ilkesi ‘şura’ göz ardı edilmişti. Hala da Müslüman coğrafyanın büyük bir kısmında göz ardı edilmektedir.
•    Emevilerden beri siyasal gücün yetki kaynağı kuranın hiç onaylamayacağı biçimde ‘halifelik’ adı altında güç olagelmiştir.

 

MODERN ÇAĞDA İSE;

 

•    Günümüzde ümmet ve toplumlar, farklı uluslara bölünmüş ve her ulus kendisine ait ulus devletini kurmuştur.
•    Mevcut koşullarda İslam coğrafyalarında hakim olan düzenler hemen hemen tümüyle batılı felsefi siyasi kaynaklara dayanmaktadır.
•    Günümüz koşullarında Müslüman ülkeler ‘ümmet’ yerine az çok milliyetçilik esasına, maddi hedeflere, din dışı felsefe ve ideolojilere dayanmakta ve islamın siyasi nizamından mahrum kalmaktadırlar. Bu da İslami ülkelerle gayri Müslim ülkeler arasında o kadar da büyük bir fark oluşturmamaktadır.
•    Günümüz koşullarında İslam ümmeti ; ulusal, coğrafi, dilsel, ırksal, v.b gibi batıdan alıntılanan siyasi nizamlarla bölünmüş ayrıştırılmış olup birlik ve vahdetten yoksun durumdadır…
•    Bütün dünya ‘ümmet’ olmaya çalışırken,(Avrupa Birliği-Amerika Birleşik Devletleri-Rusya Federasyonu) hatta mezhepsel olarak Katolik ve Ortodokslar ortak bir zeminde buluşurken, Bizde; ayrışma,ulus devlet olma ideolojisi ile bir parçalanma söz konusudur.

 

PEKİ GÜNÜMÜZDE ORTADOĞUNUN/MÜSLÜMAN DÜNYASININ SİYASİ, EKONOMİK, ASKERİ… ALANLARDA YÜZYILLARDIR BATI KARŞISINDAKİ EZİLMİŞLİĞİ NEDEN/ NİÇİN BU DURUMLARA GELDİK?

 

•    Yukarıda serdedilen ilkeler ışığında bir yönetim anlayışı oluşturulamamıştır.
•    Kendi kültürümüz, gelenek ,örf ve adetlerimize uymayan dahası ıslama uymayan normlar ithal edilip türlü yollara meyledilmiştir.
•    İslam hukuk sistemi günümüz ışığında yenilenmeyip, dogmatik tutumlarda bulunulmuştur.
•    Din- siyaset ayrımı yapılıp; hocalar (ölü yıkayıcısı) camilere hapsedilmiş, sadece dünya ışığıyla hareket eden hukuk-siyaset-yönetim tarzı benimsenmiştir…
Bir koyun sürüsünün başında bir aslan olması, bir aslan sürüsünün başında bir koyunun bulunmasından daha iyidir. (d. Defae )

 

KAYNAKLAR:

 

-Şuradan Saltanata Teokrasiye Ve Laisizme, Prof. Dr. İbrahim SARMIŞ
-İslam'da Siyaset Teorisi, Ebu Fazl İzzeti

Etiketler
Yorum Yap
HAVA DURUMU
Gün
Bugün
Sıcaklık
7°C / 3°C
Durum
Kuvvetli Yağmurlu
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
06:03
Güneş
07:29
Öğle
12:43
İkindi
15:20
Akşam
17:44
Yatsı
19:03
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
ANKET
TÜMÜ

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Koltuğunda Kimi Görmek İstersiniz?