Bu makale 13 Şubat 2020 15:07:23 Tarihinde eklenmiştir.

MESLEĞİM YAZARLIK

Haruki Murakami’nin yazdıklarını neden seviyorsun diye kendi kendime sorduğumda sebeplerİ kelimelere dökmem zaman aldı. O zaman anladım ben Murakami kurgularında yaratılan atmosferi seviyorum. Hayalle gerçeğin iç içe geçtiği, kedi, koyun, kayıp kızların bu atmosferde çoğunlukla yer bulduğu ve zaman zaman sahnelere eşlik eden anlaşılmaz müziklerin olduğu atmosfer beni içine çekiyor. Böylece romanın içinde kendimi hayalet gibi hissediyorum. Bir de Murakami romanlarını stratejik bir planlamayla değil de sanki içinden geldiği gibi yazıyor gibi geliyor. Kitaplarının sonunu hiç tahmin edemedim, her bir sayfayı merakla çevirdim. Son olarak Murakami’nin hiç bir eserinde büyük laflara, hayat derslerine rastlamadım. O hep hikayeyi anlatıyor, sanki amacı sadece sana hoş vakit geçirmekmiş gibi. Sonra sen, hikaye bittiğinde “Bu neydi?” acaba diye düşünüyorsun. Bugün sizinle Murakami’nin Tuhaf Kütüphane, 1Q84 ve Mesleğim Yazarlık hakkında düşündüklerimi paylaşacağım.

1Q84
 
Kitap üç ciltten oluşuyor. Açıkçası ilk cildi okuduğumda müthiş heyecanlandım ve işte Murakami dedim. Karakterlerin canlılığı ve sıradışlığı , olayların gizemini koruyan garip sarmalı inanılmaz etkileyiciydi. İkinci kitapta gizem bir parça olsun çözüldü. Üçüncü kitapta bazı bölümlerde, birinci ve ikinci kitaptaki olaylar ve karakterler bir başka gözle analiz edilmesine rağmen bence tekrar oldu. Üçüncü kitabı sadece sonunu öğrenmek için çok hızlı okudum. 1Q84’ü bitirdiğim zaman şöyle bir nefes aldım ve kitabın türünü düşündüm: aşk , gizem, fantastik, kendini keşfetme, distopya... Bunların hepsi iyice bir yoğrulmuştu.
 
Aomame, “1Q84” olarak isimlendirdiği paralel bir dünyaya adım atar. Kitapla aynı adı taşıyan 1Q84 George Orwell’in 1984 romanına bir göndermedir. Burada ki Q harfi question=soru anlamına gelmektedir. Aomame’nin adım attığı parallel dünyanın belirsizliğidir soru olan. Bu arada umut vaad eden yazar Tengo, hayalet yazar olarak bir kitabı yeniden yazmaya başlamıştır. Kitabın asıl yazarı genç, gizemli, güzel ve disleksisi olan genç bir kızdır.  Olaylar geliştikçe Tengo ve Aomame’yi birbirine yaklaştıran bağı öğreniyoruz. İkisi de düzenli bir ilişki kurmamıştır ve unutamadıkları tek bir insan vardır: birbirleri. Tengo ve Aomame ilkokulda birbirlerine aşık olmuş ve asla bunu ifade edememişlerdir. Ve işin içinde tarikatlar, cinayetler, korkunç derecede çirkin bir dedektif, yardıma muhtaç kadınlara bakım sağlayan yaşlı dul bir kadın ve onun koruması da vardır.
 



 
Tuhaf Kütüphane
 
Tuhaf Kütüphane, detayların büyük bir ustalıkla verildiği resimlerle süslenmiş, karışık hatta anlaşılmaz sanki çocuklar için yazılmış bir yetişkin hikayesi gibi. Bir yalnız çocuk, gizemli bir kız ve işkence görmüş bir koyun adam, tuhaf bir kütüphanenin içindeki muazzam labirentten kaçabilmenin yollarını arıyorlar. Hikayeyi ilginç buldum fakat kitabın sonunda bir tamamlanmamışlık duygusuyla kalakaldım. Hikayenin sonu birdenbire geldi ve açıklanmayan çok şey vardı. İnternetten hikayeyle ilgili araştırma yaptım ve Japon çocuk kitaplarının özelliklerini okuyunca biraz daha farklı düşünmeye başladım.
 
Japon çocuk hikayeleri Walt Disney’ler de olduğu gibi her şey tek tek açıklanmıyor, mesajlarla insanın beynini yıkanmıyor ve mutlu son gibi bir kaygı taşımıyordu. Keskin ahlaksal çıkarımlar yapılmaktan kaçınıldığı gibi gerçeklik çok ender olarak iyi-kötü, siyah beyaz olarak ayrıştırılıyordu. Bu durum bir bakıma yetişkinlik hayatında deneyimlediğimiz hayatın öngörülememesi ve gerçeklerin zamana, şartlara ve koşullara göre değişkenlik göstermesi durumuyla da örtüşüyor ve çocuğu buna hazırlıyor. Bu hikayede de Murakami, yetişkin hikayelerindeki gibi okuyucuyu kayıp ve yabancılaşmış olma hissiyle, iyi-kötü arasındaki belirsiz sınırla, gereğinden fazla mütevazı ve cana yakın olmanın tehlikeleriyle çocuk okuyucuları yüzleştiriyor.
 
 

Mesleğim Yazarlık
 
Bu kitapta Murakami yazma eylemi ve kendi yazarlık yolculuğuyla ilgili her bir ayrıntıya değinmiş. Murakami, kendi sınırlarını ve yalnızlığını korumayı tercih eden sosyalleşmekten uzak bir yazar olarak tanımlamış kendini.
“Neden derseniz, bunun nedeni çok basit; ben son derece kendine özgü bir insanım. Benim yapımdaki bir kişinin içinde kendine özgü, kişisel bir vizyon vardır, dahası ona bir şekil veren özel bir süreç vardır. Bu sürecin devam etmesi için rafine bir yaşamdan, bireysel biri olmaktan feragat edemem. Böyle yapamazsam, yazamam.” Sy 55
 
Bir de dünyaca ünlü bir yazar olmasının tesadüfi olmadığını vurgulamış. Kitaplarını bir çevirmene çevirterek Amerika’da yayımlanması için özel bir çaba harcamış.
“...Ben henüz gelişme aşamasında bir yazarım ve varmak istediğim yer mi desem, yoksa “potansiyel” mi, henüz (neredeyse) sınırsız bir şekilde önümde uzanıyor.
 
Peki siz böyle bir “yerin” nerede olduğunu düşünüyorsunuz?
 
Ben o yerin kendi içimizde olduğunu düşünüyorum. Ben önce Japonya’da bir yazar olarak kendime yer kurdum, sonra yurtdışına çevirdim gözümü, okur kitlemi genişlettim. Ve sanırım bundan sonra da kendi içime doğru inip orayı daha derinlere, en dibine kadar araştıracağım. Bu benim için yeni bir bilinmeyen yer, muhtemelen de son sınırım olacak.” Sy 202
 
 
Son olarakta “yazar öncelikleri” tanımlamasından oldukça etkilendim.
“Gerçek bir yazar için ödülden çok daha önemli şeyler vardır. Bu çok önemli şeylerden biri anlamlı bir yaşam doğurması, bir diğeri ise anlamı doğru olarak değerlendiren okurun –sayıya bakmadan- tam olarak orada var olmasıdır. Sadece bu iki net karşılığın var oluşu yeter, bundan başka ödül olup olmaması önemli değildir yazar için. Ödül, toplumsal ya da edebi şekiller üzerinden onay almaktan başka bir şey değildir.” Sy 51
 
Murakami, hemen hemen bütün romanlarında müziği etkin bir biçimde kullanır. 1Q84 romanında pek çok şarkıya değinmiştir. Bu şarkının eşliğinde de bence romanı yazmaktaki amacını aktarmış.
 

 
 
  
 
Etiketler
Yorum Yap
Melike Yıldız Diğer Yazıları
KAFESTEN BİR KUŞ UÇTU VE DELİ OLDU
MESLEĞİM YAZARLIK
​BİR BAŞKA SİNEMA
BAZI KADINLAR KORSAN RUHLUDUR, BAZILARI SADECE KORSAN...
​MESAJINIZ VAR
​​YENİ YIL FANTEZİLERİ
​DURDURULAMAZ
​EKİM HİKAYESİ (OCTOBER TALE) – NEIL GAIMAN
​1 YAZAR 5 EVREN: MURATHAN MUNGAN
​BENDEN NE OLUR? KENDİYLE DOST OLUR!
​SEVGİLİ ARSIZ ÖLÜM
İzmir Hayal Parkı
ÖNÜMDE BOŞ BİR UZAM
​KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİN KALMAYINCA...
MİDİLLİ 2: BALIKÇI KAPTAN
​MİDİLLİ 1: DEDEMİN BAKKAL DEFTERİ
DİYARBAKIR
URFA 4 : HARRAN ve TEK TEK DAĞLARI MİLLİ PARKI
​URFA 3: GÖBEKLİTEPE
​URFA 2 : SIRA GECESİ
​URFA 1: URFA SARISI
BİRAZ DAHA GÜNEŞ
​BAR KUŞU
​YAZI İŞÇİLİĞİNE GİRİŞ
DÜNÜN DÜNYASI
SEN BANA FAZLA İYİSİN
​AMSTERDAM’DA EV ÖZLEMİ
​BRÜKSEL’DE HEM DELİ HEM DİVANE
ANTWERP- GENT – BRUGGE: HIZLI ÇEKİMDE GEZMEK
FLAMAN MI VALON MU?
BİR DEMET KİTAP ve BİR BONUS
OLSUN.
ONDAN, BUNDAN, ŞUNDAN...
DİZİ DİZİ DİZİ 2
​BEN HEP SENİN YANINDAYDIM
​ASİYE KURTARDI!
​NE GÜZEL ŞEY HATIRLAMAK SENİ
​HER KUŞA BİR YUVA
HER ŞEY HAYATTA KALABİLMEK İÇİN...
ÇIĞLIK: RUHUN İÇSEL RESİMLERİ
ZAMAN ZAMAN
2 OYUN 2 KİTAP
BAL BÖCEĞİ
DİZİ DİZİ DİZİ
​EVCİLLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?
EJDERHANA NASIL KENDİNİ SEVDİRİRSİN?
ELEŞTİREL DÜŞÜNCEYE ÖVGÜ
​AH ÇOK AYIP
ACEP NİÇİN ÜZDÜN BENİ?
YİNE DÜŞTÜK YOLLARA YOLLARA
VAR MISIN YOK MUSUN?
ŞEFKAT MEDİTASYONU
MELİKE LASTİKÇİDE
HADİ KOLAYSA SAKİN OL
Bu 5 Kişi Herkes Olabilirdi
Birbirimizi Taşımak
TEŞEKKÜR EDERİM
DİLİ OLAN KONUŞUR AMA NASIL?
İKİNCİ DİL ÖĞRENİMİNE DAİR HURAFELER
​YAŞAMIN UCUNA YOLCULUK
BABAMIN 45LİKLERİ
1 KADIN 3 ŞAİR: OLAY NEDİR?
ÜÇ ADAM: FREDDIE , MÜSLÜM, LEONARD
KARANTİNA
CHOW CHOW
ŞEKERONYA
Aramadan Bulunmaz
BEN KENDİM İNSAN
Hadi İngilizce Öğrenelim
Çöpçatan
Dört Tip Olumsuz Duygu Hayatımızı Karartıyor
Hayal Et
Nerede Kalmıştık?
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
05:33
Güneş
06:53
Öğle
12:43
İkindi
15:52
Akşam
18:23
Yatsı
19:37
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
ANKET
TÜMÜ