Bu makale 13 Nisan 2019 10:01:55 Tarihinde eklenmiştir.

HAYAL EDİLENLE GÜNÜMÜZDE Kİ YAŞAM

Çıplak doğduk. Henüz hayata nefes alarak başlamıştık. Ne istediğimizi biliyor ama bebek diliyle anlatmaya çalışıyorduk.

Anne, baba ve sevdiklerimizin sevgisiyle bebekliğimiz geçti.
Sonra bir şeyleri fark etmeye başladık. Çevremizi, ailemizi, evimizi ve
etrafta ne varsa birer birer tanımaya, anlamaya ve söylenenleri
anlamlandırmaya çalıştık çocuk aklımızla.
Bizden daha büyükler gibi henüz düşünememiş ve algılayamamıştık hiç bir
şeyi.
 
İnsan görmediğini ancak hayal dünyası kadar tahmin edebilirdi. Hayal
dünyası da çevresel faktörlerin etksiyle gelişiyordu. Ailesi ve yaşadığı
yerleşke gün geçtikçe karakterini belirliyor. Nasıl biri olacağı kendi
tercihi değildi insanın.
 
Hep bir şeyleri öğrenme merakı başladı bizde. Ama her şeyi ancak tahayyül
edebiliyorduk. Daha önce tecrübe sahibi olunmadığı için hep geriden
başladık hayata. Hayal ederek geçti ömrümüz. Ama hiç bir zaman hayal
ettiğimiz yarınlara kavuşamadık. Hep iyiyi,güzelliği, sorunsuz bir geleceği
hayal ettik ama başka bir hayat yaşadık.
 
Çocukken hep daha iyi bir gençliği hayal ediyorduk.
 
Gençken de daha iyi bir orta yaşı hayal etmeye başladık. Çünkü genç iken
istediğimiz bir yaşamı bulamadık.
 
Aile ortamının yerini whatsapp gruplarının aldığı, mahalli arkadaşlıkların
yerini facebook arkadaşlıkları, iş arkadaşlıkların yerini instagram, aile
olarak sofraya oturmanın yerini, herkesin bulabildiği fast-food, ailecek
oturup çay içmenin yerini, beraber toplum ahlakını bitiren, merak
uyandırıcı ve bilinç altının tamamını faklı marjinal normlarla dolduran
dizileri izlemek, saygılı konuşmanın yerini, insanların ağzına almak
istemediği küfürlerin havada uçuştuğu bir gençlik dönemi yaşadık. Biz
bizden çıktık.
 
Orta yaşa gelince de huzurlu bir yaşlılık dönemi geçirmeyi hayal ediyoruz.
Ama o da kolay değil . O da teknolojiden ve küresel sermayeden, çalışma
hayatından nasibini aldı.
 
Orta yaşta geçmişte aklımıza gelmeyenleri düşünür olduk. Kafamızı siyasi
normlarla ve ıdeolojik düşüncelerle doldurduk. Kardeşimiz dahi olsa bizimle
aynı düşünceyi paylaşmadığı için dışladık. .
 
Orta yaşı bitirip yaşlılığa evrilirken bu sefer geçen günlere mi yanacağız
yoksa yeni jenerasyonun bizi mahkum ettiği yanlızlığa mi yanacağız o da
muamma.
 
Çoluk çocuk, torun torba artık büyük bir aile olarak yaşamayı hayal edip
huzur ararken kendimizi huzursuz bir huzur evinde bulabileceğiz.
 
Hayatımız tüm evrelerinde hep güzel bir dünyayı, yaşanabilir bir hayatı
düşledik. Ama hiç birimiz arzuladığımız hayatı yaşayamadık. Böyle de devam
edecek gibi.
 
Düzelmeyecek bir yaşam peydah oldu.
 
Dünya insan için mi var yoksa başka alem mi bilmiyorum ama..
 
Bana göre;
 
Reenkarnasyon olmalı.
İnsan önce dünyaya gelip her şeyi tecrübe etmeli.
Bir daha gelince her şeyin farkında olmalı.
Çocukluğun değerini çocukken anlamalı.
Gençken gençliğin nimetlerinden istifade etmeli. Yaşlıyken de önceden
önlemini almalı.
 
Bilerek yaşamak gerekir. Ne öleceğini değil nasıl yaşayacağını bilmek
gerekir.
 
Sevgi ile kalın.
..
msebihaltun@gmail.com
MEHMET SEBİH ALTUN
 
Etiketler
Yorum Yap
HAVA DURUMU
Gün
Bugün
Sıcaklık
7°C / 3°C
Durum
Kuvvetli Yağmurlu
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
04:01
Güneş
05:31
Öğle
12:30
İkindi
16:12
Akşam
19:17
Yatsı
20:39
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
ANKET
TÜMÜ