Bu makale 12 Aralık 2018 17:28:23 Tarihinde eklenmiştir.

​YAŞAMIN UCUNA YOLCULUK

"…yalnız yaşı olmayan ve dünyalarını kendi içlerinde taşıyan insanlara dayanabildiğimi görüyorum." Tezer Özlü

Geçen gün Sakin’den iki tane mesaj geldi:
 
“Aşkı bulan Tezer Özlü
 
Bron/Broen izle; beğeneceksin.”
 
Tezer Özlü; “1 Kadın 3 Şair” adlı yazımın sonunda sorduğum sorunun cevabıymış. Yani Tezer Özlü aşkın ne olduğunu biliyor demek istemiş. İyi de Tezer Özlü hayatı boyunca psikolojik sorunlar yaşamış ve genç yaşta ölmüş. Hangi ara aşkı yaşayabildi? Sakin’i arayıp Tezer Özlü’nün aşkı bulduğunu nereden bildiğini sordum. Konuşmanın sonunda Sakin’in  nasıl olduysa Tomris Uyar yerine Tezer Özlü yazdığı ortaya çıktı. Yani aşkı bulan Tomris Uyar. Bu önemsiz diyaloğu neden mi yazdım? Edebiyat dünyamızın değerli kadın yazarlarından Tezer Özlü’yü bir şekilde anmak için. “Yaşamın Ucuna Yolculuk” adlı kitabını da okumanızı tavsiye ederim.
 
Bron/Broen adlı diziyi izlemeye başladım. Şu anda üçüncü sezondayım. İsviçre ve Danimarka’da geçiyor. Ana karakter olan Saga bir polis ve cinayetleri çözmekte çok başarılı. Dizide ilginç olan iki nokta var: birincisi cinayetlerin sebepleri... Genellikle çevrecilik, hayvan hakları, çocuk işçileri korumak adına işleniyor cinayetler. Daha doğrusu böyle gerekçelendiriliyor. Temel sebep ise insanın doğası; intikam duygusu ve hatta duyarsızlığı... Cinayetleri kimin, nasıl işlediğini tahmin etmek çok kolay değil. Dizinin sağlam bir kurgusu var. İlk başta
Danca olması beni çok zorladı. Sürekli altyazı takip etmek çok yorucuymuş sonra alıştım çünkü Saga değişik geldi. Saga anne babasından hiç sevgi ve ilgi görmemiş. Üstüne üstlük kız kardeşine yapılan kötü muameleye şahit olmuş. Ve bir şekilde kız kardeşiyle birlikte anne babasından ayrı yaşamayı başarmış. Fakat kız kardeşi de intihar etmiş. Bu onun ikinci en büyük travması olmuş.
 
Saga yalnız ve başka türlü nasıl yaşanır bilmiyor. Kendisine bir dünya kurmuş; bu dünyada son derece adil, dürüst ve net. Fakat kendi kurduğu dünyanın dışında ne olup ne bittiğini pek anlamıyor. İnsanlar şaka yaptığında anlamıyor, insanların beden dillerini ve mimiklerini okuyamıyor, sosyal ilişkilerinde son derece başarısız çünkü işi haricinde hiçbir konu hakkında konuşamıyor Sürekli duygusuz bir robotmuş gibi davranıyor. Duygularını sürekli bastırdığı için ne arkadaşlık ne de sevgili ilişkilerinde başarılı değil. Ayrıca böyle bir kaygısı da yok. Saga yaşadığı onca travmadan sonra ayakta kalabilmek için temel ihtiyaçlarını belirlemiş ve yaşamış. Geçimini sağlamak için bir iş, işini kaybetmemek için sıkı çalışma, karnını doyurmak için yemek, bedensel ihtiyaçları için rastgele ilişkiler...
 
İnsan onu üzen her neyse onu bastırmak ve unutmak ister. Eğer seni üzen en yakınınsa onunla yaşadığın deneyimleri nasıl unutur, nasıl yaşamaya devam edersin? Duygularını bir kenara bırakarak elbette. Olan biten her şeyi aklın matematiksel gücüyle nesnelleştirerek. Saga da böyle yapıyor. Duygusal bir bağ kuramıyor çünkü çocukluğunda böyle bir bağ kurmayı öğrenmemiş. Duygusal bağ kurmak demek acı demek Saga için... Evet Saga çok uçta ve abartılmış bir karakter. Fakat her insanın içinde bir parça olsun Saga yok mudur? İçini hala usul usul acıtan yaraları ve bu acıyı duymamak için sırtını döndüğü duygular, bu duygularla bağlantılı insanlar ve olaylar... Benim var... Hatta şu sıralar ben de kendimi daha fazla acıtmadan annemle nasıl iletişim kuracağımı düşünmekteyim. Bildiğim ve Bron/Broen dizisinde de abartılı bir şekilde ifade edildiği üzere görmezden gelmek, yokmuş gibi davranıp bastırmak kesinlikle bir çözüm değil. Acıdan kaçmanın hiçbir anlamı yok. Onunla yüzleşmek ve içinden geçmek lazım. Ama nasıl? Meditasyon, yoga, düşüncelerini ve duygularını içinden geldiği gibi yazmak, psikolojik destek almak yardımcı olabiliyor. Ben iki tane kitap okumaya karar verdim. İşime yarayabileceğini düşünüyorum.
 

 
“Zor Kişilikler”le Yaşamak – François Lelord Christophe Andre
 
Bu kitabı bana Pırıl, yaş günümde hediye etti. Kitabın adını gördüğüm zaman içimden “Ben aştım artık bunları, zor kişiliklerle aram harika... Ama yine de bulunsun; sonuçta ilgi alanım.” diye düşünmüştüm. Geçen Pazar oturdum ve okumaya başladım. Çünkü hayat böyle bir şey, sürekli okuyup öğrenip çabalaman gerekiyor. İnsanlar değişmiyor, senin değişmen lazım. Kitapta 12 ayrı zor kişiliğin kendilerini ve başkalarını nasıl gördüğünü anlatıyor. Ve bu zor kişiliklerle nasıl yaşayabileceğimiz konusunda fikir veriyor. Kitabı okurken kendimi de daha iyi tanıyacağımı hangi zor kişilik özelliklerine sahip olduğumu ve bu konuda neler yapabileceğimi de görebilmeyi umuyorum. Zor kişilik ne midir?
 
“İnsandaki bazı karakter özellikleri çok belirgin ya da katılaşmış olduğunda, durumlara uyum sağlayamadığında ve kendi ya da başkaları için ya da her iki taraf için bir ıstırap olduğunda, kişiliğin zor kişiliğe dönüştüğü söylenebilir.” Sy 20
 

 
Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları –Dr. Lindsay C. Gibson
 
Bu kitabı da iki üç ay önce internetten kitap alırken bedava kargo kotam dolsun diye almıştım. Adı ilginç ve çok tanıdık gelmişti, boş bir zamanımda okurum diye düşünmüştüm. Kitabın arka kapağı oldukça etkileyici:
 
“Eğer duygusal olarak olgun ve erişilebilir olmayan ya da bencil bir ebeveynle büyüdüyseniz; öfke, yalnızlık, ihanet ya da terk edilme gibi duyguları çok uzun süredir hissediyor olabilirsiniz. Çocukluğunuzu duygusal ihtiyaçlarınızın karşılanmadığı, hislerinizin yok sayıldığı ve ebeveynlerinizin davranışlarını telafi etmek için yetişkin düzeyde sorumluluk almanız gerektiği bir süreç olarak hatırlayabilirsiniz.
 
Bu yaralar iyileşebilir ve hayatınızda ileriye doğru gidebilirsiniz.”
 
Kitabın vaatlerinin gerçekliğini okuduktan sonra değerlendireceğim. Bence bu kitabı çocuk sahibi olmak isteyen insanlarda okumalı...
 
 
Bu şarkı Bron/Broen  açılış şarkısı...
 

 
 
 
Etiketler
Yorum Yap
Melike Yıldız Diğer Yazıları
​SEVGİLİ ARSIZ ÖLÜM
İzmir Hayal Parkı
ÖNÜMDE BOŞ BİR UZAM
​KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİN KALMAYINCA...
MİDİLLİ 2: BALIKÇI KAPTAN
​MİDİLLİ 1: DEDEMİN BAKKAL DEFTERİ
DİYARBAKIR
URFA 4 : HARRAN ve TEK TEK DAĞLARI MİLLİ PARKI
​URFA 3: GÖBEKLİTEPE
​URFA 2 : SIRA GECESİ
​URFA 1: URFA SARISI
BİRAZ DAHA GÜNEŞ
​BAR KUŞU
​YAZI İŞÇİLİĞİNE GİRİŞ
DÜNÜN DÜNYASI
SEN BANA FAZLA İYİSİN
​AMSTERDAM’DA EV ÖZLEMİ
​BRÜKSEL’DE HEM DELİ HEM DİVANE
ANTWERP- GENT – BRUGGE: HIZLI ÇEKİMDE GEZMEK
FLAMAN MI VALON MU?
BİR DEMET KİTAP ve BİR BONUS
OLSUN.
ONDAN, BUNDAN, ŞUNDAN...
DİZİ DİZİ DİZİ 2
​BEN HEP SENİN YANINDAYDIM
​ASİYE KURTARDI!
​NE GÜZEL ŞEY HATIRLAMAK SENİ
​HER KUŞA BİR YUVA
HER ŞEY HAYATTA KALABİLMEK İÇİN...
ÇIĞLIK: RUHUN İÇSEL RESİMLERİ
ZAMAN ZAMAN
2 OYUN 2 KİTAP
BAL BÖCEĞİ
DİZİ DİZİ DİZİ
​EVCİLLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?
EJDERHANA NASIL KENDİNİ SEVDİRİRSİN?
ELEŞTİREL DÜŞÜNCEYE ÖVGÜ
​AH ÇOK AYIP
ACEP NİÇİN ÜZDÜN BENİ?
YİNE DÜŞTÜK YOLLARA YOLLARA
VAR MISIN YOK MUSUN?
ŞEFKAT MEDİTASYONU
MELİKE LASTİKÇİDE
HADİ KOLAYSA SAKİN OL
Bu 5 Kişi Herkes Olabilirdi
Birbirimizi Taşımak
TEŞEKKÜR EDERİM
DİLİ OLAN KONUŞUR AMA NASIL?
İKİNCİ DİL ÖĞRENİMİNE DAİR HURAFELER
​YAŞAMIN UCUNA YOLCULUK
BABAMIN 45LİKLERİ
1 KADIN 3 ŞAİR: OLAY NEDİR?
ÜÇ ADAM: FREDDIE , MÜSLÜM, LEONARD
KARANTİNA
CHOW CHOW
ŞEKERONYA
Aramadan Bulunmaz
BEN KENDİM İNSAN
Hadi İngilizce Öğrenelim
Çöpçatan
Dört Tip Olumsuz Duygu Hayatımızı Karartıyor
Hayal Et
Nerede Kalmıştık?
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
05:35
Güneş
06:58
Öğle
12:15
İkindi
14:58
Akşam
17:21
Yatsı
18:39
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
ANKET
TÜMÜ