Şanlıurfa Gündemini Belirleyen En Son Sıcak Gelişmeler, Şanlıurfa Kaza Haberleri, Beyaz Masadaki Siyasi Tartışmalar Urfa.com Farkı İle Sizlerle

Bu makale 12 Eylül 2018 01:10:27 Tarihinde eklenmiştir.

İslam’In Ekonomik Krize Dair Mükemmel Çözümü..!

Bir rahip Brunson mavalı tutturulmuş gidiyor ve sanki iki yiğit çıkmış meydane biri birinden … gibi bir kahramanlık senaryosu cereyan ediliyor bütün tv kanallarında…

Bir rahip Brunson mavalı tutturulmuş gidiyor ve sanki iki yiğit çıkmış meydane biri birinden … gibi bir kahramanlık senaryosu cereyan ediliyor bütün tv kanallarında…
Üstelik aklımızla alay ediliyormuşcasına…

Hangi kanalı açsanız bir suçlu, bir kahraman, hangi kanalı açsanız bir neden ve bir çözüm sahneleniyor. Hani insanın şöyle diyesi geliyor –Şu olayın iç yüzünü bi anlatın bizde anlayalım sonra kahraman yine kahraman olsun zalim ise yine zalim… 

Bakışlarımız ve akıllarımız bu tartışmalarla esir alınırken resmen ferasetimiz bağlanıyor ve robotlaştırılıyoruz bu hayat debdebesinde, Ancak ne var ki biz Müslümanlarda bu meselede az kabahatli değiliz. Üzerimize oynanan bu kadar sinsi senaryo varken bu işin hakikati nedir diye meraktan dahi olsa zahmet edip araştırmıyoruz. Oysa ki böyle mi olmalıydı merhum şairimiz Akif’in dediği gibi -Yumuşak huyluysam kim demiş uysal koyunum -eğmeye gelir amma kesmeye gelmez başım deyip bu meselenin aslını didik didik edip bulmamız gerekirdi. Yine Rasulullah’ın dediği gibi rüzgarın önündeki bir tüy gibi ağırlıktan yoksun olmayacaktık.

Müminin ferasetinden sakının!. Çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.(Tirmizi) 

Tabi bu arada ekmek, yağ, makarna, şeker, çay, gaz vb. gibi temel tüketim mallarına yüzde 200 lere varan zamlar ardı ardına çalıyor kapımızı, Esnaf bugün sattığını aynı fiyatla yerine koyamazken halk olarak bizler nerdeyse kemerlerimizi parçalayacak duruma geldik çünkü sıkmaktan karnımız midemize yapışacak durumda…
İşin en can acıtan yanı ise Keskin çıkışları seven ve kapitalizmin bu vahşi yönünü bilmeyen Müslüman kardeşlerimin ağızlarından dökülülen incileri…

Verin..! bu Brunsonu kurtulalım

Ölmek var Brunsonu vermek yok

Hani çözüm olsa, verin şu Brunsonu kurtulalım diyen kardeşlerime katılmıyor değilim. Lakin nafile Brunsonu vermek çözüm değil, Belki ülkeyi yöneten siyasiler için ekonomik krizin üstünü örtmek adına bulunmaz bir kamuflaj amma ekonomik krizi çözmek adına kesinlikle beyhude bir çaba olacaktır.

Çünkü ekonomik kriz meselenin aslı çok daha farklı ve çetrefilli, Mesela Türkiyenin üreten değil tüketen ülke olması belli başlı sebeplerden sayılabilir. Yine dünya pazarında geçerli tek akçenin dolar olması ekomomik krizin öne çıkan sebeplerindendir. Yine ithalat ve ihracatta uygulanan vergiler, Bankaların faizli muameleleri, küresel devletlerin kendi aralarında yaptığı antlaşmalar, Yahudiler, büyük küresel sermaye sahiplerinin ve küresel devlet olma fikrine sahip devlet yöneticilerinin sinsi savaşları ve egoları daha neler neler. Ve tabi en önemlisi vahşi kapitalist sistemin kendisi… Bu sebep diğer sebepleri de içine alan en büyük ve esasi sebebin kendisidir. Hali hazırda var olan bu sıkıntının çözümünden bahsederken bu esasi sebebi saymamak olmaz. Ancak ne var ki bu sebepler ve esasi sebep olan kapitalist sistemi anlatmak için birçok konu başlığı icap eder. Onun için ben bu sebeplerden bahsetmeyip direk çözümü yazmaya çalışacağım; 

Ekonominin asıl temeli mübadeledir, yani günümüz deyimiyle alış-veriş. Mübadele insanların ihtiyaçlarını karşılamalarının genel adıdır. Mesela insanlar çok önceleri ihtiyaçlarını karşılıklı değiştirme suretiyle karşılarlardı. Kendisine buğday lazım olan kişi bir miktar yumurta veyahut başka bir şeyle değiştirip ihtiyacını karşılıyordu. Lakin bu mübadele şekli çok sıkıntılıydı örneğin kendisine kumaş lazım olan kişi bu ihtiyacını karşılamak için kumaşı olanın ihtiyacı olan bir şeyi vermesi gerekiyordu bu da kendisinde bulunmayınca ihtiyacını karşılamak oldukça zorlaşıyordu. İşte bu sıkıntı onları mübadelelerinde kullanabilecekleri aynı zamanda herkesin kabul ettiği bir değer bulma arayışına itti. Bu değer altının ta kendisiydi ve herkeste bu değeri bir değer olarak kabul etti. Altın bir değer olarak mübadelelerde kullanıldıktan sonra hiçbir sıkıntı kalmamıştı. Ta ki yer yüzünün adalet jandarması olan İslam devleti zayıflayıncaya kadar. Bu zayıflama kendisiyle beraber güvensizliği de getirdi. Artık tüccarlar alış veriş yapabilmek için yanlarında alış-verişlerine yetecek kadar altın taşıyamaz oldular. Çünkü her an bir korsan ya da çete tarafından soyulabiliyorlardı.

Yeni muhattap oldukları bu sıkıntı onları aç gözlü ve bir o kadar da nerdeyse paraya tapan Yahudilerle muhatap ettirdi. Bu Yahudiler tüccarların ellerindeki altınlara karşılık gidecekleri ülkelerde kullanabilecekleri para faturaları teklif ettiler ve tabii olarak bu faturalar zamanla yerini para denen nesneye bıraktı  ve 1930’lu yıllarda ise bu para küresel devletlerin kendi aralarında yaptıkları antlaşmayla resmen dolar oldu. Bu uygulama bir anlamda doların reklamı oldu. 

Ve bununla beraber ABD nin Ortadoğu ülkelerini sömürebilmek için kurduğu tuzaklar ve masa başlarında yapılan sinsiliklere İslam düşmanlığı da eklenince özellikle dolara endeksli bir Ortadoğu ve bir dünya vücuda gelmiş oldu. Bugün yaşamış olduğumuz ekonomik krizin tarihçesi böyle merak edenler daha detaylı araştırabilirler.

İslam dini ise öyle mi O içine hiçbir ihtilafın bulaşamadığı dindir, O fıtrat dinidir. (Ey Muhammed) Yönünü dosdoğru olan fıtrat dinine çevir.(er-Rum 30) O tertemizdir, yıllardır küffarın ve yardımcılarının saldırılarından dimdik olarak çıkmış bir dindir. Ahlaka getirmiş olduğu nizamla insanı kemale ulaştıran, emir buyurduğu ukubatla Müslim-gayrı Müslim, tebasının mal, can ve namusunu güven altına alıp koruyan yegane dindir. İslam dini ekonomisini ise altının üzerine bina eder. İslam tarih bilgisine kısmen de vakıf olan biri Rasulullahın kurduğu İslam Devletinde kullanılan mübadele aracının altın ve gümüş dinar ve dirhem paralar olduğunu rahatlıkla görür. Mübadelelerde para olarak altın paraların kullanılması demek, kur farkı yada paranın değer kaybetmemesi demek oluyor, Çünkü elinizdeki paralar kağıt banknot değil bizzat çil çil altın, Yine hepimizin bildiği gibi İslam’da faiz haramdır. 

“Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır.”(bakara 275) 

Allah (svt)’nın faizi haram kılması haksız kazancın ve fakirin sömürülmesinin önünü deyim yerindeyse beton bloklarla kapatması demektir. Ayrıca bu meseleyi başı boş bırakmaz yöneticisiyle bunu bizzat kontrol ettirir. Gayri safi milli hasıla söylemleriyle tebasını uyutmaz, bizzat yerinde tesbit ettirir, ilerde bulunmayacağı yada pahalılaşacağı düşüncesiye karaborsacılık ve stok yapmayı yasaklar, ekonomiden uzaklaştırılan altına(kenz) müsaade etmez.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda sarfetmeyenler var ya; işte onlara acı bir azabı müjdele! O gün Cehennem ateşinde bunların üzeri ısıtılı(p pullanı)r; bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanır; `İşte kendiniz için yığdıklarınız, yığdıklarınız tadın` denir" (et-Tevbe, 9/34-35).

Şimdi kendinizi Türkiye veya ortadoğu Devletlerinin yöneticilerinin birinin yerine koyarak düşünün ve biraz tahayyül edin Kullandığınız para altın lira..!

Ve ekonominize saldırılar var, ve herkeste size saldırdığını iddia ettiğiniz ABD’nin yanında…

İsterseniz durumu biraz daha abartalım, bütün Ülkeler size yaptırımlar uyguluyor olsunlar, Size zerre kadar zarar verebilirler mi? Hayır. 

İstediğiniz ülkeden altınları gösterdiğinizde alamayacağınız bir şey olabilir mi? kocaman Hayır.

Hatta işler bir tık ötesine geçip büyük devletler ya kendileri bizzat ya da vazifelendirdikleri tüccarları vasıtasıyla size mal satıp ekonomilerini canlandırmak için sinsi bir savaşa girişeceklerdir.

Altın liranıza sanayi ve tarım gibi sektörlerde üretim lokomotifini de eklediniz mi hiçbir güç sizi sindiremeyecektir. Tabi bu işler bu kadar kolay değil dediğinizi duyar gibiyim. Eee tabi bunlar böyle armut piş ağzıma düş der gibi olmuyor elbet, mesela ilk başta kafirlerle yapılan bütün antlaşmaları fesh edeceksin ve onların topraklarınızdaki bütün üslerini boşalttıracaksın sonra bütün büyük elçilikleri (şer odaklarını) kapatıp büyük elçileri postalayacaksın, her işin başına işin ehlini ve imanlı Müslümanları getireceksin ki bu işi Allah için yapsınlar. 

Allah’a çağıran, Salih amel işleyen ve ‘’ Kuşkusuz ben Müslümanlardanım’’ diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki… (Fusillet 33)

Sonra boğazlarını elinde koz olarak kullanacaksın, Silah sanayine özellikle de motor üretimine azami ağırlık vereceksin, Tarım alanında üreticiyi üretime zorlayacak türden destek ve imkan vereceksin.
Bunları yaptıktan sonra parmağını sorgular gibi sallayıp –Bizi yıkamayacaksınız demeye tenezzül dahi etmezsin.

Bazen düşünmüyor değilim, ellerinde milyar dolarlar olan tüccarlar, siyasiler, bürokratlar ve dolar bakımından kudretli olan beyefendiler acaba ABD kafirinin ve bu kapitalist düzenin helak olmasını isterler mi?
Bu yönde bir adım atarlar mı?

Eee nihayetinde ABD’nin batması demek ellerindeki dolarların işe yaramaması, kağıt parçası olması demek oluyor ya...

Yani bi düşünsenize ABD battı bunlar dımdızlak ortada kalırlar.

Şimdi sorumu tekrarlıyor ve cevabımı önceden veriyorum=Hayır istemezler.

Ya sizin cevabınız..?   
Etiketler
Yorum Yap
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
04:46
Güneş
06:07
Öğle
12:24
İkindi
15:47
Akşam
18:29
Yatsı
19:44
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
1 Beşiktaş 34 23 3 8 +43 77
2 Medipol Başakşehir 34 21 3 10 +35 73
3 Fenerbahçe 34 18 6 10 +28 64
4 Galatasaray 34 20 10 4 +25 64
5 Antalyaspor 34 17 10 7 +7 58
6 Trabzonspor 34 14 11 9 +5 51
7 Akhisar Belediyespor 34 14 14 6 +4 48
8 Gençlerbirliği 34 12 12 10 -1 46
9 Atiker Konyaspor 34 11 13 10 -5 43
10 Kasımpaşa 34 12 15 7 -4 43
11 Karabükspor 34 12 15 7 -10 43
12 Aytemiz Alanyaspor 34 12 18 4 -11 40
13 Osmanlıspor FK 34 9 14 11 -8 38
14 Bursaspor 34 11 18 5 -24 38
15 Kayserispor 34 10 16 8 -11 38
16 Çaykur Rizespor 34 10 18 6 -9 36
17 Gaziantepspor 34 7 22 5 -35 26
18 Adanaspor 34 6 21 7 -29 25