Bu makale 02 Ağustos 2018 14:03:55 Tarihinde eklenmiştir.

İFRAT VE TEFRİT ARASINDA VASATI ARAYAN MUZDARİP BİR ÜMMET: BİZ!

Allah'ın selamı ve rahmeti hepimizin üzerine olsun.

Geçtiğimiz günlerde izlediğim bir tartışma programının etkisindeyim hâlâ. Hadisçiler-Mealciler diye bir ayrılık varmış meğer bu kadar ayrıksılığın içinde.

Akıl fukaralarına sözüm yok fakat düşünen kişiler için ben de birkaç söz söylemek istiyorum Kur’an’ın en büyük Öğütlerinden biri kendi muhatabını düşünmeye, akletmeye yönlendirmesidir. Vermiş olduğu tarihsel çöküntü örneklerinden anlaşıldığı gibi maalesef akledemeyen ve sorgulayamayan topluluklar yeryüzünde debelenenlerin en kötüsü haline gelmişler düşünmemenin cezasını atalar dinine tâbi olmakla ödemişler. Haysiyetten ve Şereften yoksun, güvensiz bir toplum oluşturmuşlar. Ne yazık ki bu toplumun inşasında ana hatları çizen, düşündüğünü zanneden ama düşünemeyen ve din adına hizmet ettiğini zanneden ahmaklar vardır. Kur’an Allah’ın indirdiği bir kitaptır. Korunmuş hükümlerinde hiçbir ortak kabul etmeyen ve bu konuda peygamberleri bile uyararak bu hükmün dışına çıkılmamasını ısrarla tembih etmiştir. Allah peygamberi kitabında övmüş ona uyulması gerektiğini söylemiştir. Çünkü Allah’ın mesajlarını insanlara götüren Hz.Muhammed'dir. Allah: ”Peygambere uyun çünkü ben mesajlarımı onun üzerinden insanlara bildiriyorum” diye buyururken maalesef Yezit ve Yezit gibi düşünen katiller bu ayeti örnek göstererek Peygamberin tavsiyelerini de bir hüküm şeklinde insanlara yansıtmışlardır. Neden böyle yapılmış? Kendi zulümlerini meşrulaştırmak için bu ayeti öne çıkararak onun ağzından hüküm niteliğinde hadisler üreterek yakayı kurtarmışlardır. Akıl yoksunu sözde din adamları sorgulamadan, Kur'an’la çelişse bile bu hadisleri bağırlarına basmayı tercih ederek Kur’an’a en büyük kötülüğü yapmışlardır. Bizim inandığımız peygamber inancıyla sizin inandığınız peygamber inancı birbirine oldukça uzak... Bizim inandığımız peygamber hüküm koyma yetkisinden haya eden; Allah’ın kitabıyla çelişen, Allah’ın kitabında eksik bıraktığını kendisi ilave eden peygamber algısından çok uzaktır.


Kardeşlerim mevzunun daha iyi anlaşılması için hadislerin sahihliği konusuna da değinmek istiyorum ama bunun öncesinde şunu da belirtmeliyim ki biz hadislerin hangisinin sahih olup olmadığı konusunu tartışmıyoruz. Yani bu yazı okunduktan sonra Buhari ya da Müslim'den sahih hadislere istinaden “vay efendim bunların senedi sağlam bu hadis-i şerif’leri nasıl kabul etmeyiz?” diyerek zihninizi bunaltmayın. Buhari’nin 6.000 sahih hadis topladığını söylüyoruz. Bu sayı istersek 66.000 ya da 166.000 olsun fark etmez. Senetleri sağlam dahi olsa birebir Peygamberimizin ağzından çıktığını kulaklarımızla bile duysak Allah'ın koyduğu hükümler niteliğinde göremeyiz. Bu bir Şirktir, şirkin de en büyüğüdür. O sözleri; güvenilir bir söz olarak almak, hikmetli bir tavsiye, basiretli bir söz, kayda alınması gereken nasihatler olarak kabul etmemiz gerekir. Çünkü Allah peygamberi bize böyle tanıtıyor. Ayetlerde buyurulduğu gibi: " Eğer kendi hevandan konuşursan sağ elini keser can damarını alırız." Bir başka ayette: " Sen yalnızca sana vahyedilene uy" diğer bir ayette: "Yoksa siz Allah'tan başka hüküm koyucu mu arıyorsunuz?" diye uyarmaktadır. Allah kendi hükmüne asla ortak kabul etmez. Hadisler sahih dahi olsa o asla hüküm koyucu kabul edilmez. Çünkü İslam’ın temeli tevhide dayalıdır. Vahdet! Yani Tek! Yek! Biz Allah'ın kelamıyla birlikte hiçbir müşterek kural kabul edemeyiz çünkü bu tevhide aykırıdır. Ya henoteist ya da düalist bir anlayışa esir olmuş oluruz. Peygamberi kul peygamberi olarak görmek O'nun ayetlere basiretle ve hikmetle bakışı, bunları hayatına yansıtması, ayetleri mükemmel bir şekilde tefsir edişi, lider oluşu, tabii ki bizim için önemlidir. Fakat bu örneklik ona hüküm koyma yetkisi vermez. Hadis hüküm niteliğindedir diyenler Nebimize zarar vermektedir.


Bizler peygamberi ilahlaştırmadan seviyor, insanlar içerisinde en güzel ahlâka sahip olduğuna inanıyoruz. O'na ait olan her sözü ve tavsiyeleri bağrımıza basıyor O'nun adına uydurulan ve Kur’an’la çelişen her sözü O'nun söylemediğine inanarak şiddetle reddetmeyi kendimize görev olarak biliyoruz.


Ve bundan da asla taviz vermeyiz. Kur’an’la çelişen hadisleri birer hüküm noktasında görerek Peygambere hizmet ettiğini zanneden bel'amların ve Samirilerin dini oyun ve eğlence haline getirmelerinden dolayı hesap günü Allah’ın huzurunda titreyerek ağır bir cezayla karşılaşacaklarına iman etmişiz. Biz böyle bir iftiranın her zaman karşısında olup avazımızın çıktığı kadar haykırmaya devam edeceğiz.


Allah'ın merhametine sığınıyoruz. Selamun Aleyküm.
Etiketler
Yorum Yap Toplam : 2 Yorum
  • M
    M , 30 Mart 2019 20:39:19
    Nasılsıniz
  • Fatma Örgen
    Fatma Örgen , 02 Ağustos 2018 18:10:28
    Helal olsun.
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
04:40
Güneş
06:02
Öğle
12:26
İkindi
15:53
Akşam
18:38
Yatsı
19:53
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
ANKET
TÜMÜ