Advert

Şanlıurfa Gündemini Belirleyen En Son Sıcak Gelişmeler, Şanlıurfa Kaza Haberleri, Beyaz Masadaki Siyasi Tartışmalar Urfa.com Farkı İle Sizlerle

Bu makale 11 Eylül 2017 19:13:48 Tarihinde eklenmiştir.

Şehir hastaneleri nedir bizlere nasıl yansıyacak..?

Şehir hastaneleri; Kulağa hoş gelen bir şey, sanki her şehre lazım olan, işleyişiyle farklı bir hastane olacakmış gibi…

Peki şimdiye kadar ki özel hastanelerin dışındaki hastaneler neydi? Onlar ‘’Devlet Hastaneleri’’ idi…

Şimdi şöyle düşünebilirsiniz; Ha Şehir hastanesi Ha Devlet hastanesi, Eğer Şehir hastanesinde de muayene olabileceksek, Yatış yapabileceksek, Hastalarımızla alakadar olunacaksa ….. vs. Ne fark eder, Hastanenin ön ismi ister Devlet olsun İster Şehir olsun fark etmez.

Hatta her şehre, her ilçeye, her beldeye, her kasabaya bir Şehir Hastanesi olsun da diyebilirsiniz.

Lakin durum düşündüğünüzden ve aklınızla tasavvur ettiğinizden çok daha farklı, Şimdi konuyu izah edelim; TC. Devleti Kapitalist bir devlettir ve Kapitalist devletlerde her şey sermaye(para) sahiplerinin menfaatine göre işler. Çıkarılan yasalar, reformlar, projeler, vergi afları, ihaleler, hukuk, bürokrasi ve daha aklınıza gelen her şey hep sermaye sahiplerinin menfaatlerine göre düzenlenir yani kısacası Parası olan düdüğü çalar derler ya işte Kapitalist devletler de sermaye sahiplerinin düdüklerini çaldığı devletlerdir. Ve kapitalistler zarar kavramını asla kabul etmezler.

Bu işleyiş şöyle gerçekleşir; Okul, Hastane vb zorunlu olan ihtiyaçları karşılamak devletin asli vazifesidir. Devlet bu asli vazifesini gerçekleştirmek için, Diyelim ki eğitim vazifesini yerine getirmek için okullar açar, okullara hademe, öğretmen, müdür vazifelendirir sonra bu vazifelileri denetlemek için Milli Eğitim İl Müdürlükleri, Milli Eğitim Bakanlıkları ve eğitimle alakalı her şeyi ifa edecek olan vazifeliler vazifelendirir. Bu da devlet açısından çok ama çok büyük bir külfet demektir, Külfet ise eşittir zarar demektir. İşte bu yüzden Kapitalist olan devlet, Eğitim külfetinden kurtulmak için yollar arar bu yolların en başında ise ‘’ÖZELLEŞTİRME’’ projesi devreye konur. Tabii ki bu yol izlenirken çok büyük bir güç olan halkın ikna edilmesi lazımdır. Lazım olan envanterler bir kılıf ve medyadır.

Kılıf bulunduktan sonra, gerisini emre amade olan medya halleder. Şunu da bir parantez içinde belirtmek gerekir ki; Kapitalist olan bu devletler, Bütün bu külfeti kendi ceplerinden değil halktan aldıkları vergilerle yaparlar..!
Hani hafızanızı yoklarsanız yakın zaman önce bir dersane krizi patlak vermişti ve bu kriz neticesinde özel lise ve ilkokullar neşet etmişti, Burada izlenilen yola dikkat ederseniz yukarda belirtmek istediğimiz meselenin netleştiğini görürsünüz. Kılıf olarak kullanılan, Yıllardır Müslümanların hizmet adı altında kanını emen vampir Fetö terör örgütü idi, Sonra medyanın mahir bir şekilde konuyu işlemesiyle ve işte sonuç; Kapitalist olan devlet, eğitim külfetinden kurtulmaya başladı.

İlerdeki yıllarda devletin bütün okullarının özelleştiği gerçeğiyle karşı karşıya kalacaksınız. Olaya biraz daha geriden ve kapsamlı bir şekilde göz atarsanız eğer şu hakikatleri göreceksiniz. Kapitalist olan devlet eğitim külfetinden kurtulmaya başladı, Peki eğitim külfetini kim üzerine aldı yine Kapital (para) sahipleri…
Yine parası olan bu yükü yüklendi diyebilirsiniz.

Burada dikkatlerinizi bir noktaya çekmek istiyorum; Bizim halk olarak çocuklarımız devlet okullarında eğitim görürlerken herhangi bir ücret ödemiyorduk, Lakin gelinen nokta da her çocuk için en az 10.000 lira ödüyoruz buna servis ve okul çeşitliliğini ve tam gün okul yasasını da dahil ederseniz rakam 15.000 i bulur üç çocuk yıllık 45.000 ben şahsen bu parayı ödeyecek güçte değilim devletin bilgisine…
İşte şimdi aynı proje Şehir Hastaneleri adı altında faaliyete geçmiş bile, bizden hatırlatması, Bu konunun detaylarını çok değerli bir üstadımın makalesinden alıntı yaparak sonlandırıyorum ; Devletin Türkiye’nin bütün kentlerinde hastaneleri varken, bunları kapatacak ve özel şirketlere yüksek bedellerle lüks hastaneler yaptıracak. Bunu yapan şirketlere; ücretsiz arazi, kazanç garantisi ve çalışanlarıyla birlikte elindeki hastaneleri verecek. Bunlara ek olarak, devlet yapılan hastanenin kiracısıymış gibi şirkete para ödeyecek. Sağlık Bakanlığı, hastanede yüzde 70 doluluğu garanti edecek. Muayene için başvuran yurttaştan yüksek bir bedel alınmayacak ama röntgen, MR gibi tüm görüntüleme cihazları, kan tahlilleri, ameliyat parası, yatak ve yemek gibi diğer hizmetler için bedeli yurttaş ödeyecek. Şehir hastanelerine başvuran yurttaş, şirketin belirlediği, ‘‘beş yıldızlı otel’’ ve özel hastane faturalarıyla karşılaşacak. Devlet, şimdiden 18 Şehir Hastanesi için 30 milyar dolar kira ödemeyi kabul etmiş durumda…

Dileyen internet üzerinden araştırma yapabilir, Bize düşen bir Müslüman olarak bildiklerimizi siz kardeşlerimize aktarmak. Rabbim izin verirse bir daha ki makalemizde bu soruna İslam’ın çözümünü zikretmeye çalışacağız İnşallah…
Etiketler
Yorum Yap Toplam : 1 Yorum
  • Said ataslar
    Said ataslar , 15 Eylül 2017 20:40:51
    Tebrikler iyi yakalamissiniz.