Advert

Şanlıurfa Gündemini Belirleyen En Son Sıcak Gelişmeler, Şanlıurfa Kaza Haberleri, Beyaz Masadaki Siyasi Tartışmalar Urfa.com Farkı İle Sizlerle

Bu haber 08 Ağustos 2017 02:50:00 Tarihinde eklenmiştir.

Sizleri Burada Kısa Bir Yolculuğa Davet Ediyorum

Prof.Dr. Klaus Schmidt'in çalışma arkadaşı ve eşi Çiğdem Köksal-Schmidt, tarihi Urfa Evi‘ni ziyaretçilere açma planını kendi Facebook adresinden duyurdu.

Sizleri Burada Kısa Bir Yolculuğa Davet Ediyorum

Prof.Dr. Klaus Schmidt'in çalışma arkadaşı ve eşi Çiğdem Köksal-Schmidt, tarihi Urfa Evi‘ni ziyaretçilere açma planını kendi Facebook adresinden duyurdu. 



Bir ay kadar önce Urfa'ya gittiğimde, kendi kendine 'Son kez' dediğini, hem Klaus'un yokluğu, hem son yaşananların kendisini Urfa'dan,  buradaki evden hatta Göbeklitepe'den uzaklaştırdığını düşündüğünü aktaran Çiğdem Köksal Schmidt,  ''Ama öyle değilmiş meğer... Üzüntü ve kırgınlık ile gitmeme rağmen bir kendine geliş ziyareti haline geldi bu son gidişim' dedi ve yeni kararını şöyle anlattı: 



''Eylül, Ekim ve Kasım aylarında Urfa'da olacağım, eski kazı zamanları gibi evimizin kapılarını açacağım ve Klaus ile Göbeklitepe'yi anlatacağım etkinlikler, sunumlar yapacağım... Bu bir deneme... En az 10 en çok 50 kişilik grupları ağırlayabileceğimi düşünüyorum. Önceden randevu ve rezervasyon gerekecek, ilgilenenler [email protected] adresinden benimle iletişime geçebilirler'
 

 
 
URFA İÇİN YAPMAK İSTEDİKLERİM BİTMEMİŞ!
 


'Urfa ile daha işim bitmemiş, yapmak istediklerim varmış demek' diyen Çiğdem Köksal Schmidt, 
bu konuda hazırladığı duyuru metnini şöyle paylaştı: 
 


''1995-2014 yılları arasında sevgili eşim Klaus Schmidt tarafından yapılan Göbeklitepe kazı ve araştırma çalışmaları için, bir önemli mekan Urfa Camiikebir Mahallesi'ndeki evimiz idi.
 


Daracık sokaklarla ulaşılan şehrin eski bölümünde, dışarıya tamamen kapalı olarak inşa edilen taş yapılardan biri olan bu evi Klaus 1994'te  Göbeklitepe‘yi ilk kez ziyaret ettiğinde ve burada çok uzun yıllar çalışacağını anladığında satın almıştı. Ekibinin kazı alanı dışındaki çalışmaları yürütebileceği ve konaklayabileceği bir mekana ihtiyacı olacaktı çünkü.
 


Klaus, 20 yıl boyunca burada hem kazı ekibini, hem de Urfa'ya ziyarete gelen birçok meslektaşımızı, gezgin grupları sohbetler ve birlikte yenilecek akşam yemekleri için misafir etti. 
 


Şehrin kalabalık ve gürültülü sokaklarına hem çok yakın, hem de çok uzaktı bu ev. Dar sokaklardan ilerleyip kapısının önüne geldiğinizde sadece yüksek bir taş duvar görürdünüz. Ama kapı açıldığında sımsıcak bir dünyaya, Klaus Schmidt'in misafirperverliğine, kazı ekibinin düzenli hareketliliğine, size her daim gülümseyen bir turunç ağacına, sıcaktan bunalmış taş duvarları kaplayıp serinleten yemyeşil sarmaşıklara, en güzel köşeleri bulup uyuyan mutlu kedilere kavuşurdunuz.
 


20.07.2014 tarihinde aniden bu güzel rüya sona erdi, Klaus aramızdan ayrıldı. Ama evimiz ve hatıralarımız hala yerinde ve ben sizleri burada bir kısa yolculuğa davet ediyorum. 
 


Evin kendi mimari özelliklerinin ve kullanım hikayesinin izini sürebileceğiniz, Göbeklitepe kazı çalışmalarının hikayesini görebileceğiniz çeşitli fotoğraf ve resim sergileri ve Göbeklitepe'de yirmi yılımızı anlattığım bir sunum ile sizleri ağırlamak istiyorum. 
 


Göbeklitepe, 1995 yılında Klaus Schmidt tarafından keşfedilip kazı çalışmaları yapılıncaya kadar binlerce yıl bekledi insanlığın algısına ve bilincine tekrar ulaşabilmek için. 
 


Onbinlerce yıl önce Göbeklitepe’yi yapan insanlarla, bugün yaşayan ve Göbeklitepe hakkında düşünen ve konuşan bizlerin bir ortak noktası var; o da Göbeklitepe'yi yarına taşıma şansı. Bu yolda oluşacak belleğin bir parçası olarak gördüğüm bu evde, gelen konukların da aktif katılımcı olabileceğini umuyorum. 
 


Göbeklitepe ilgili notlarınızı, düşüncelerinizi, ya da kendinizden herhangi bir hatırayı iliştirebileceğiniz bir sembolik dilek ağacı bekliyor olacak sizi avluda. 
 


Arzu edenler Göbeklitepe motifleri ile yaptığım kolaj çalışmalarına da katılabilecekler. 
 


Sadece adınızı, geldiğiniz tarihi ya da kısacık düşüncelerinizi yazsanız, ya da gördüğünüz motiflerden birinin küçücük bir köşesini bile çizseniz, Göbeklitepe etkileşimlerinizi katabileceğiniz yaşayan bir sergi, bir anı alanı yaratmayı hayal ediyorum.
 


Gelin, benim ve Klaus‘ un misafiri olun, onu analım, Göbeklitepe’yi konuşalım, düşünelim…belki hayaller gerçek olur…'' 
 
Etiketler
Yorum Yap