Şanlıurfa Gündemini Belirleyen En Son Sıcak Gelişmeler, Şanlıurfa Kaza Haberleri, Beyaz Masadaki Siyasi Tartışmalar Urfa.com Farkı İle Sizlerle

Bu haber 07 Ağustos 2017 14:02:00 Tarihinde eklenmiştir. 315 Defa Okundu.

Sanıldığı Gibi Değil

Sanıldığı Gibi Değil

Sanıldığı Gibi Değil

Dünyanın en eski (İÖ 9500 - 7500), en görkemli tapınağı olan, Urfa Göbekli Tepe’de bulunan insan kafataslarını, basınımız Türk kamuoyuna yanlış görseller ile tanıttı! Bilindiği gibi Göbekli Tepe tapınağı, insanlığın avcı - toplayıcılıktan tarımsal yaşam biçimine geçişindeki göçebe sürecine tarihleniyor. Kazılarda, yüzeylerine düz ve derin çizgiler oyulmuş, üç farklı kişiye ait toplam yedi “kafatası parçası” bulundu. Uzmanlar bu tip buluntuların Göbekli Tepe için bir ilk olduğunu belirtiyorlar. Parçalardan birinin tepesinde açılmış bir delik bile vardı. (Görseller 1-2A - 2B) Bazıları, kehribar ile süslenmiş ya da kil ile kaplıydı. Göbekli Tepe kazılarına katılan Alman “antropolog” ve “paleopatolog” Julia Gresky, “Neolitik Çağ’daki (İÖ 8 - 5 bin) kafatası kültü, farklı biçimlerde ve sıklıkla bulunur; ancak buradaki düzgün oymalar olağanüstüdür!” dedi. Gresky’e göre, Göbekli Tepe’deki kafatası parçaları, dünyada bilinen en erken oyulmuş kafataslarını oluşturuyor. Kafatasları, Göbekli Tepe’nin anıtsal tapınakları çevresinde özel nişlere konulmuş ya da deri sicimler ile bir yerlere asılmış olabilir. Gresky, “Ne yazık ki, tam olarak ne olduklarını, bilemiyoruz!” dedi.



Jeriko kafatası



Bazı gazetelerimiz, Göbekli Tepe kafataslarını tanıttıkları yazılarda, bambaşka coğrafyalara ve kültürlere ait iki ayrı görseli, Göbekli’de bulunmuş gibi yayımlayarak önemli yanlış yaptılar! Oysa bu görsellerden birincisi, Kudüs yakınlarındaki Jeriko (Sultan Tepesi) kazılarında ele geçmiştir. (Görsel 3) “Cilalı Taş Çağı’na (Neolitik)” tarihlenen kafatasını, 1953 yılında İngiliz arkeolog Kethleen Kenyon bulmuştu. Yüzü kil sıvalı kafatasının üstünde bir delik vardı, gözleri ise deniz hayvanlarının kabukları ile kapatılmıştı. Dünyanın en ünlü arkeolojik eserleri listesinde yer alan Jeriko kafatası, Avrupa’da çeşitli müzelerde, bu yılbaşına kadar da İngiltere Londra’da British Müzesi’nde de sergilendi. Ayrıca söz konusu kafatası etlendirilerek yaşadığı çağdaki görüntüsü yeniden elde edildi (Görsel 3A). Tıpkı Frig Kralı Midas (Görsel 4A - 4B) ve Halikarnasos Prensesi Ada’nın (Görsel 5) İngiltere Manchester Müzesi’nde etlendirilmeleri gibi... Amerikalı heykeltıraş olup Avrupa’da yaşayan Jimmie Durham, bu kafatasından esinlenerek; odun, kâğıt hamuru, saç kılı, deniz kabuğu ve firuzeden 2006’da ürettiği “Baş” yapıtı dünya müzelerinde sergileniyor. (Görsel 6) Göbekli Tepe adıyla yanlış yayımlanan ikinci kafatasına gelince (Görsel 7)... 2012’de İngiltere’de “Wellcome Collection” müzesinde düzenlenen “Beyinler - Sorun Olarak Akıl” sergisinde yer alan bu örnek İÖ. 5. bin yıldandır. Anadolu’dan değildir.



Einstein’ın beyni



Aynı sergide ayrıca, 1955’te ölen, Alman bilgin Albert Einstein’ın beyin parçaları da görülebiliyordu. Einstein, cesedinin yakılmasını istemiş, ancak Dr. Thomas Harvey, kafatasından çıkardığı beyni, yakmayarak ailesinden saklamıştı. Beyin önce fotoğraflanmış, sonraki yıllarda incelenmek üzere 240 parçaya bölünmüştü. Einstein’ın beyninden bazı parçalar ile birlikte iki seri katilin beyinleri de sergilenmişti. Göbekli Tepe’yi ziyaret eden göçebe insanlar, henüz tarıma geçmemiş ve hayvanları evcilleştirmemişler; ancak bu bölge ve çevresinde yerleşerek civardaki kaynaklardan faydalanmışlardı. 1995’te Alman arkeolog Profesör Klaus Schmidt’in Göbekli Tepe’de bulduğu, yaklaşık 20 kadar üzeri açık yapıların, dinsel amaçlı yapıldığı biliniyor. Arkeologlar boyları 3 - 6 m arasında değişen bu “T” biçimindeki sütunların tanrısal figürler olabileceğini düşünüyorlar. Gresky, “Buradaki kafatasında açılan delik bir bütün olarak asılmasına olanak sağlıyordu!” dedi.



Cumhuriyet/Özgen Acar
Etiketler
Yorum Yap
Kültür
​ATAKENT OKUMA SALONUNDA SONA DOĞRU
​ATAKENT OKUMA SALONUNDA SONA DOĞRU
Karaköprü Belediyesi tarafından Atakent Mahallesinde yaptırılan modern okuma salonu inşaatında sona yaklaşıldı. Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli, bu okuma salonlarıyla gençlere alternatif eğitim alanları yaptıklarını söyledi.
Göbeklitepe'de Sırrı Çözülemeyen 6 Olay
Göbeklitepe'de Sırrı Çözülemeyen 6 Olay
Göbeklitepe'de Sırrı Çözülemeyen 6 Olay
Şanlıurfa’nın Yöresel Yemeklerinin Tanıtımı Yapıldı
Şanlıurfa’nın Yöresel Yemeklerinin Tanıtımı Yapıldı
Şanlıurfa'da ŞURKAV tarafından ‘Yöresel Ev Yemeklerinin Yaşatılması Projesi’ kapsamında yapılan yemeklerin tanıtımı yapıldı.
Sanıldığı Gibi Değil
Sanıldığı Gibi Değil
Sanıldığı Gibi Değil
Esnaflığı Bırakıp Kaligrafi Sanatını Öğreniyor
Esnaflığı Bırakıp Kaligrafi Sanatını Öğreniyor
Esnaflığı bırakıp küçüklüğünden beri ilgi duyduğu kaligrafi sanatını öğrenmeye çalışıyor.
Balıklıgöl hafta sonu ziyaretçi akınına uğruyor
Balıklıgöl hafta sonu ziyaretçi akınına uğruyor
Şanlıurfa’nın tarihi mekânlarından birisi olan Balıklıgöl, hafta sonunu fırsat bilen Şanlıurfalılar ve ziyaretçiler tarafından ziyaretçi akınına uğruyor.
Şanlıurfa’da Tarihi Evler Restore Ediliyor
Şanlıurfa’da Tarihi Evler Restore Ediliyor
Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden olan Şanlıurfa'da tarihi yapıların ortaya çıkması ve korunmasına yönelik çalışmalarını sürdüren Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi 'Urfa evleri'nin restorasyonunu sürdürüyor.
Urfa'da ki Göbekli Tepe’nin koruma çatıları, son iki aslanı ve Klaus
Urfa'da ki Göbekli Tepe’nin koruma çatıları, son iki aslanı ve Klaus
Göbekli Tepe’de 1995 yılında kazı çalışmaları başladığından beri, tüm planlamaların içeriğinde, nereyi, nasıl ve neden kazacağız sorularının yanında, kazdıklarımızı nasıl koruyacağız düşünceleri de yer aldı her zaman.
'Taşın Kulakları Var Klaus Bey!'
'Taşın Kulakları Var Klaus Bey!'
Göbekli Tepe’de, 1995 yılında kazı ve araştırma projesi başladığında, ilk iki sene topografik ölçümler, yüzey toplamaları ve test alanlarında kazılar yapılmıştı. Sonraki yıllarda bu çalışmaların sonuçlarının yanında, jeomanyatik ve georadar ölçümlerinin toprak altındaki mimari kalıntıların ana hatlarına yönelik verdiği bilgiler de göz önüne alınarak uzun vadeli çalışma programları yapılıyor, kazılacak alanların nerede olacağına karar veriliyordu. Hemen hiçbir arkeolojik kazıda olmadığı gibi, Göbekli Tepe’de de plansız, o anki zevk ve isteğe göre ya da “şurada bir şeyler çıkabilir hadi bir kazalım” düşünceleriyle kazı yapılmadı. Bu bağlamda düşündüğümüzde, Göbekli Tepe’de bulunan ve Şanlıurfa Müzesi’nde sergilenen ‘totem’ aslında Klaus’un (Klaus Schmidt) kazı yapmayı planladığı bir alanda değildi.
Urfa'da Geçmiş Zaman Olur ki...
Urfa'da Geçmiş Zaman Olur ki...
Urfa.com olarak arşivden çıkan siyah-beyaz ve renkli fotoğraf kareleriyle hem eski Urfalıları hem eski Urfa'yı yad ediyor hem de geçmiş zaman olur ki demeye devam ediyoruz.
Sona Gelindi...
Sona Gelindi...
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen “Urfa Kale Eteği Kaya Mezarları Restorasyon ve Çevre Düzenlemesi Projesi”nde sona gelindi.
Urfa Tarihi Duvarlarına Bu Yakışmıyor
Urfa Tarihi Duvarlarına Bu Yakışmıyor
Urfa'da aşağı çarşıda tarihî duvarlara monte edilmiş metal parçalar çirkin bir görüntü ortaya çıkarmış.