Advert

Şanlıurfa Gündemini Belirleyen En Son Sıcak Gelişmeler, Şanlıurfa Kaza Haberleri, Beyaz Masadaki Siyasi Tartışmalar Urfa.com Farkı İle Sizlerle

Bu haber 12 Temmuz 2017 14:34:57 Tarihinde eklenmiştir.

'Taşın Kulakları Var Klaus Bey!'

Göbekli Tepe’de, 1995 yılında kazı ve araştırma projesi başladığında, ilk iki sene topografik ölçümler, yüzey toplamaları ve test alanlarında kazılar yapılmıştı. Sonraki yıllarda bu çalışmaların sonuçlarının yanında, jeomanyatik ve georadar ölçümlerinin toprak altındaki mimari kalıntıların ana hatlarına yönelik verdiği bilgiler de göz önüne alınarak uzun vadeli çalışma programları yapılıyor, kazılacak alanların nerede olacağına karar veriliyordu. Hemen hiçbir arkeolojik kazıda olmadığı gibi, Göbekli Tepe’de de plansız, o anki zevk ve isteğe göre ya da “şurada bir şeyler çıkabilir hadi bir kazalım” düşünceleriyle kazı yapılmadı. Bu bağlamda düşündüğümüzde, Göbekli Tepe’de bulunan ve Şanlıurfa Müzesi’nde sergilenen ‘totem’ aslında Klaus’un (Klaus Schmidt) kazı yapmayı planladığı bir alanda değildi.

'Taşın Kulakları Var Klaus Bey!'

Göbekli Tepe’de, 1995 yılında kazı ve araştırma projesi başladığında, ilk iki sene topografik ölçümler, yüzey toplamaları ve test alanlarında kazılar yapılmıştı. Sonraki yıllarda bu çalışmaların sonuçlarının yanında, jeomanyatik ve georadar ölçümlerinin toprak altındaki mimari kalıntıların ana hatlarına yönelik verdiği bilgiler de göz önüne alınarak uzun vadeli çalışma programları yapılıyor, kazılacak alanların nerede olacağına karar veriliyordu. Hemen hiçbir arkeolojik kazıda olmadığı gibi, Göbekli Tepe’de de plansız, o anki zevk ve isteğe göre ya da “şurada bir şeyler çıkabilir hadi bir kazalım” düşünceleriyle kazı yapılmadı. Bu bağlamda düşündüğümüzde, Göbekli Tepe’de bulunan ve Şanlıurfa Müzesi’nde sergilenen ‘totem’ aslında Klaus’un (Klaus Schmidt) kazı yapmayı planladığı bir alanda değildi.
Ama bir gün, Hasan (Hasan Yıldız) “Klaus Bey, taşın kulakları var” diyerek dikkatini çeken bir şeyi Klaus’a göstermek istedi. 2009 yılı kazı sezonunda idik. O güne kadar batı tepesi dediğimiz, küçük mekânların içinde küçük boyutlu dikilitaşların bulunduğu alanla, güneydoğu yamacı dediğimiz, herkesin bildiği büyük boyutlu dikilitaşların, yuvarlak planlı yapıların olduğu alan arasındaki bağlantıyı kavrayabilmek için kazı çalışmaları yapılmış, iki geniş alan arasında yaklaşık 10 m’lik bir boşluk bırakılmıştı. Tam buradaydı kulakları olan taş.


Çocukluğundan beri Göbekli Tepe kazı ekibinin, Örencik köyünden gelen bölümünün ayrılmaz bir parçası olan, bugün de babası ve amcasıyla dönüşümlü, kazı alanı bekçiliği yapan Hasan’ın Göbekli Tepe’ye alışkın gözleri ve algısı, Klaus Schmidt ile kazı alanında büyümenin verdiği tecrübeyle birleşince, tamamen toprak içine gömülü olan bir taşın, görünen küçücük bir kısmından ‘işlenmiş’ bir yüzeye sahip olduğunu anlamasını sağlamıştı.

Totem benzeri bileşik figürlerden oluşan üç boyutlu eserlere tam/bütün olarak Göbekli Tepe’de rastlamamıştık, hâlâ da başka örneği yok. Bulduğumuz bazı heykel parçalarının kırık yüzeylerini incelediğimizde bunların ‘totem’ benzeri eserlerin parçaları olabileceğini düşünürdü Klaus, çünkü daha önce çalıştığı Nevalı Cori’de bulunan heykel parçalarının birleşip böyle bir eser oluşturduğunu keşfeden de kendisiydi. Nevali Cori kazı yeri 1993 yılında Atatürk Barajı suları altında kalmadan önce, orada bulunan kült yapısı müzeye taşınmış, bu taşınma sırasında duvar taşları sökülürken birçok heykel parçası bulunmuştu. Bu heykel parçalarının kalıpları alınıp, hafif malzemeden kopyaları yapılmış ve o zamanlar Heidelberg Üniversitesi bünyesinde Nevalı Cori üzerine doçentlik tezi hazırlayan Klaus, bunları incelerken parçaların birleştiklerini fark etmişti. Benim henüz Urfa ve Klaus ile tanışmadığım yıllarda gerçekleşen bu olayın tanıkları hep “o unutulmaz an” diye anlatırlardı bunu. Orijinal parçaların kilolarca ağırlığı ve hassas kırılgan kireçtaşından yapılmış olmaları bu tür yap-boz denemelerini imkânsız kılarken, hafif malzemeden yapılmış modellerle çalışarak, böyle muhteşem bir sonuca ulaşmak mümkün olmuştu.

Göbekli Tepe toteminin ise, totem olduğunu anlamamız için bulunduğu yerde önce kazı yapmamız gerekti. Önce etrafında bir metrekarelik bir alan topografik sistem içerisine yerleşecek şekilde ölçülüp belirlendi ve kazıya başlandı. İlk düşünce şu idi; eğer bir heykel parçası ise, belgeleme işlemleri yapılıp yerinden alıp müzeye teslim edilecekti. Ama kazıya başladıktan hemen sonra küçük ve kırık bir heykel parçasıyla değil, duvar içinde ‘in-situ’ durumda, oldukça büyük bir eserle karşı karşıya bulunduğumuz anlaşıldı.


Mekân içi buluntu durumunun da değerlendirilebilmesi için, kazıya alanı genişleterek devam edilmesine karar verdi Klaus. Dörtgen planlı daha küçük mekânlardan oluşan ve ‘tepelerde’ bulunan ikinci tabaka yapıları da özel ritüel amaçlı unsurlara sahipti. Eski evrenin dikilitaşları kadar görkemli olmasalar da çoğunda T-biçimli dikilitaşlar vardı. Bu verilere ek olarak aynı alanda şimdi de bir ‘totem’, üst üste karmaşık figürleriyle duvar içine yerleştirilmiş, önüne de başka daha alçak bir duvarla bank örülmüş bir şekilde sapasağlam ama hafif doğu yönüne eğilmiş vaziyette duruyordu karşımızda.

Bir sonraki yıl 2010’da, Göbekli Tepe’de çalışırken hepimizi çok üzen ve sonrasında da yıkıcı etkilerini yaşadığımız bir hırsızlık olayı yaşandı kazı alanında. Duvar içinde gömülü bir heykel parçası çalındı. Bu konuyu başka bir yazıda anlatmak istiyorum. Ama hırsızlığın alanda bulunan ve aslında orijinal pozisyonunda korunması gereken eserler için de bir etkisi oldu. Çünkü yaşanan bu olayın ardından ‘taşınabilir’ olmamasına rağmen totem ve duvar içine aplike edilmiş diğer iki eserin yerlerinden sökülerek müzeye aktarılması istendi Kültür Bakanlığı tarafından.


İşte bu nedenle totemi yerinden eden kazı çalışmaları başladı. Klaus bizzat yanı başındaydı eserlerin, duvar taşlarını sökülmeden önce kendisi numaraladı. Totem önce kazı evine getirildi, bir kez daha her yönden fotoğraflarının çekilebilmesi ve incelenebilmesi için, ayrıca müzede hemen sergiye alınamayacaktı, depoda da yer yoktu, o yüzden müze bahçesinde korunaklı bir şekilde yatay pozisyonda dinlenebileceği ahşap ve metalden oluşan bir kutu yaptırıyorduk kendisine.  Bir tabut gibiydi aslında bu kutu ve belki totemi öldürmüştük, onu yerinden yuvasından alarak.

Totem kazı evi avlusunda birkaç gün kaldı işlemler sırasında. Taşınması, gelişi ve gidişi çok meşakkatli idi. Nerdeyse 15 kişi katıldı buna. Eve ilk geldiği andan itibaren bütün kedilerimiz totemin etrafında dolaşmaya, sonra üstünde uyumaya başladılar. Hepimizin dikkatini çekecek şekilde ısrarla ve yoğunlukla yapıyorlardı bunu. Totemin üzerini branda beziyle örtüyorduk zaman zaman, kediler bezin altından, üstünden kendilerine bir yer yapıp yine sarıp sarmalıyorlardı onu.

Kedilerin en sevdiği ‘taşı’ müzeye teslim ettik, sonraki yıllarda yeni müze için ve sergi için totemin kutusunu açtıklarında, eser üzerinde çalışmaya başladıklarında bu sefer eski müzenin kedileri totemin etrafından ayrılmamışlar.


Klaus totemin bulunuş hikâyesini anlatırken Hasan’ın ‘taşın kulakları var Klaus Bey’ cümlesiyle girerdi konuya gülümseyerek, kedilerin hikâyesinden de bahsederdik bazen yine gülümseyerek... Hasan ile ilgili kısmı bir bilgi notu, diğeri bir anı ve gözlem... Göbekli Tepe’nin gizemdi, sırdı, oydu buydu hurafelerinde boğulmamasını dileyerek ve anıların güzelliğiyle paylaşıyorum...


Not: Yazıda kullanılan birinci fotoğraf N.Becker, diğer tüm fotoğraflar Ç. Köksal-Schmidt tarafından çekilmiştir.



Kaynak: kulturservisi.com
Etiketler
Yorum Yap
Kültür
Urfa'da Bulunuyor;Kalıntıları müzeye götürdük ‘taş’ diyerek geri çevirdiler
Urfa'da Bulunuyor;Kalıntıları müzeye götürdük ‘taş’ diyerek geri çevirdiler
Mısır’daki piramitlerden sonra uygarlık tarihi açısından en önemli arkeolojik bulgu kabul edilen Şanlıurfa'daki Göbeklitepe’nin ortaya çıkarılmasının hikayesini, tarlanın eski sahibi 66 yaşındaki Mahmut Yıldız, keşfin 32 yıl önceki öyküsünü anlattı.
Güçlü Urfa'yı Ele Aldı,Devamı Gelecek...
Güçlü Urfa'yı Ele Aldı,Devamı Gelecek...
Milliyet yazarı Abbas Güçlü, Urfa başta olmak üzere Güneydoğu illerinin milyonlarca turiste ev sahipliği yapabileceğini yazdı. Güçlü'ye göre, buna önce devletin sonra yerel yöneticilerin ve hakkın inanması gerekiyor.
Bakan Özhaseki'den Urfa 'Göbeklitepe' Örneği...
Bakan Özhaseki'den Urfa 'Göbeklitepe' Örneği...
Şırnak Üniversitesi'nce organize edilen 'Şırnak Şehircilik Zirvesi'ne Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki katıldı.
Urfa,Dünya Tarihinde Önemli Bir Yere Sahip...
Urfa,Dünya Tarihinde Önemli Bir Yere Sahip...
ŞUTSO AB BİLGİ MERKEZİ "AVRUPA KÜLTÜREL MİRAS YILI" ETKİNLİKLERİ DÜZENLEDİ
Urfa'da Bulunuyor,Tanıtımda Büyük Skandal!
Urfa'da Bulunuyor,Tanıtımda Büyük Skandal!
Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde yer alan Göbekli Tepe, yüzyılın en önemli arkeolojik keşfidir. Bir kült alanı, dünyanın en eski tapınağı vb. şekilde lanse edilen Göbekli Tepe’de; T biçiminde büyük taşlar (megalit) bir mimari bütünlük içirişinde inşa edilmiş ve taşların üzerlerine insan ve hayvan kabartmaları yapılmıştır. Yaklaşık 6 metre boyutlarına çıkabilen dikilitaşların 12.000 yıl önceye ait olması, hem arkeoloji dünyası için hem de dinler tarihi ya da geçmişe gizemli bir alan olarak bakan her oluşum için büyük bir sürpriz olmuştur.
Urfa'da Bulunan Göbeklitepe,Pasta İle Hayat Buldu!
Urfa'da Bulunan Göbeklitepe,Pasta İle Hayat Buldu!
Urfa Turizm Fuarı’na katılan Fuar’ında Elif Butik Pastacılığın sponsorluğunda Chef Özlem Küçükosman ve Zonguldaklı Sugar Artist Begüm Uzun, Urfa’nın Göbekli Tepe Yapıları pasta şeklinde yapılarak fuarın ilgi odağı oldu. Fuarın en güzel eserlerinden birisi haline gelen pasta, ziyaretçiler tarafından ilgi ile karşılandı.
Harranlı Kadınların Ürettiği Yöresel Ürünler Milano'da!
Harranlı Kadınların Ürettiği Yöresel Ürünler Milano'da!
Harran Kaymakamlığı’nın Destekleriyle Yürütülen Aile Destek Merkezi’nin Ürünleri İtalya Milano Tasarım Haftası’nda Sergilenecek.Dilek Öztürk ve Bilgen Coşkun küratörlüğünde geliştirilen atlas, global tasarım tartışmasını sosyal farkındalık ve sürdürülebilir tasarım ekonomisi ile entegre etmeyi amaçlıyor.
Urfa'da Bulunuyor,Sınır mı, Merkez mi?
Urfa'da Bulunuyor,Sınır mı, Merkez mi?
Göbeklitepe’de ‘sınır’ aşıldı
Bakan'dan Özel Sektöre Urfa Çağrısı!
Bakan'dan Özel Sektöre Urfa Çağrısı!
Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: “Göbeklitepe’de alanın özelliklerinin korunabilmesi için kullanılan bütün malzemelerin, burada yapılan bütün işlemlerin yüzde 100 doğal bir şekilde yapılmasına gayret ediliyor.”
Urfa'yı,Türkiye'ye Tanıtacağız!
Urfa'yı,Türkiye'ye Tanıtacağız!
Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Şanlıurfa programının ikinci gününde 12 bin yıllık geçmişi olan Göbeklitepe’yi ziyaret etti.
Urfa'da Turizmi Patlatacak Proje!
Urfa'da Turizmi Patlatacak Proje!
Harran Kalesinde 2.Adım Atılıyor.
Urfa'da Bulunuyor,Akın Akın Geliyorlar!
Urfa'da Bulunuyor,Akın Akın Geliyorlar!
İşte dünyanın en eski tapınağı
HAVA DURUMU
Gün
Bugün
Sıcaklık
31°C / 16°C
Durum
Parçalı Bulutlu
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
04:01
Güneş
05:31
Öğle
12:30
İkindi
16:12
Akşam
19:17
Yatsı
20:39
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
1 Beşiktaş 34 23 3 8 +43 77
2 Medipol Başakşehir 34 21 3 10 +35 73
3 Fenerbahçe 34 18 6 10 +28 64
4 Galatasaray 34 20 10 4 +25 64
5 Antalyaspor 34 17 10 7 +7 58
6 Trabzonspor 34 14 11 9 +5 51
7 Akhisar Belediyespor 34 14 14 6 +4 48
8 Gençlerbirliği 34 12 12 10 -1 46
9 Atiker Konyaspor 34 11 13 10 -5 43
10 Kasımpaşa 34 12 15 7 -4 43
11 Karabükspor 34 12 15 7 -10 43
12 Aytemiz Alanyaspor 34 12 18 4 -11 40
13 Osmanlıspor FK 34 9 14 11 -8 38
14 Bursaspor 34 11 18 5 -24 38
15 Kayserispor 34 10 16 8 -11 38
16 Çaykur Rizespor 34 10 18 6 -9 36
17 Gaziantepspor 34 7 22 5 -35 26
18 Adanaspor 34 6 21 7 -29 25